Kategori: 2014

Bugün çocuklar birbirinden güzel çizimler yaparak sahadaki yaratıcılıklarını el becerisinde de gösterdiler. Hepsi kendi hayal dünyasındaki fikirleri dışa yansıtma imkanına sahip oldular.

Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemelerinde zorlu maçlar oynayacak Milli Takımımıza destek olmak amacıyla çok güzel çalışmalar yaptılar. Kimi Fatih Hoca’ya taktik verdi, kimi İzmir Atatürk Stadı’nın coşkulu atmosferini yansıttı. Fakat hepsinin ortak bir amacı vardı. Biz bir olursak yenemeyeceğimiz takım, aşamayacağımız hiçbir engel yok, hepsi bu amaçla çalışmalarını yaptılar. Hepsinin Fatih Hoca’ya ve onun sahadaki aslanlarına inancı tam. Kimisi futbolda saygının, fair-play ruhunun sahadaki mücadele kadar önemli değerler olduğunu belirten çalışmalar ortaya koydular. Kısacası bugün yine her zaman olduğu gibi çok eğlendiler.

Fakat yavaş yavaş hüzün belirtileri baş göstermeye başladı ayrılık yaklaştığı için. ‘Hocam kampı uzatabilir miyiz?’ sorusuna ‘hayır’ cevabını vermek çok zor oldu. Ama burada yaşanılan dostluklar inanıyorum ki, onların ilerideki hayatlarında da devam edecektir.

İzmir Futbol Köyü Gönüllü Ağabeyi Hakan Kırtay

Müsabakaların başlamasının ardından çocuklarda inanılmaz bir takım ruhu oluştu. En önemlisi de kapılarının önünden geçerken, yenildikleri zaman akşam uyumak için odalarına çekildiklerinde tüm hocalardan habersiz kendi aralarında toplantı yapıp nerede hata yaptıklarını konuşmalarıydı. Bu hocalarımız için gurur verici bir duyguydu. Hani derler ya takım halinde oynayın diye burada tamamıyla onu görebiliyoruz. Özellikle sahada beraber hareket etmelerinden. Aynı zamanda birbirinden güzel fair-play davranışları sergiliyorlar ufaklıklar. Arkadaşlarının yerde olduklarını görünce hemen koşarak yanlarına gitmeleri, hakem topun auta gittiğini söylediğinde hayır hocam top bana çarptı korner korner diye bağırmaları, maç bitiminde birbirlerine sarılmaları. Dışarıdan bu davranışları izlemek mükemmel bir duygu.

Ülker ve TFF çok değerli bir iş yapıyorlar.Gençlere hayatları boyunca unutamayacakları bu fırsatı vermelerinden dolayı tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Nevşehir Futbol Köyü Gönüllü Ağabeyi Bekir Ozan Can

Futbolcularımızın sadece sahadaki yeteneklerini değil, saha dışındaki yaşamlarını da geliştirmeyi amaçlayan TFF – Ülker Futbol Köyleri’nde sağlıklı beslenme eğitimleri yapıldı. Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Vakfı (SÜGAV) tarafından yönlendirilen eğitmenlerimiz eşliğinde miniklerimiz yedikleri besinleri daha yakından tanıma imkanı buldular. Dengeli beslenmenin sporcu sağlığı için önemini kavrayan yeteneklerimize sağlıklı yıllar diliyoruz!

Sakarya Futbol Köyü’müzü ziyaret eden spor yazarı Uğur Vardan, Radikal ve Hürriyet gazetelerinde bugün yayınlanan köşe yazında TFF – Ülker Futbol Köyleri’nden bahsetti.

 

‘Futbol köyleri’ne gittik ve oradaki çocukların yeteneklerine şahit olduk. Bazıları top sürüşü, duruşu, oyuna intibakı dolayısıyla “Bende futbolcu kumaşı var” diye bas bas bağırıyordu…

Sızlanmak, üzülmek, ah vah çekmek için artık çok geç ama yine de şu teşhisi yapma hakkımız olmalı: ‘Futbol çok uzun süredir başka Tanrıların elinde…’ O klasik romantizme soyunmak istemiyorum ama oyun artık bizim onu sevdiğimiz dönemdeki ahlakın, bakış açısının, taraftar mantığının ve sevda biçimlerinin çok çok uzağında. Yine de her nesil futbolla bağını kurarken benzer ruh durumlarından, benzer gönül coşkularından geçiyor; o ‘ilk görüşte aşk’ mevcudiyetini hep koruyor, bildiğimiz sorunlar sonraki aşamalarda ortaya çıkıyor…

 

HAYAT SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Geçen çarşamba spor yazarı arkadaşlarımız Mehmet Demirkol ve Mert Aydın’la birlikte ‘Ülker Çocuklar İçin Futbol’ organizasyonunun en önemli ayaklarından biri olan ‘Futbol Köyleri’ projesinin somut uygulamalarına tanıklık etmek üzere Sakarya’ya yollandık. Yaşları 12 civarında seyreden ve yarının yıldızları olmaya aday 40 minik arkadaşın arasında, ben de kendi çocukluk günlerime, oyuna olan tutkuma ve bugüne kadar içimde taşıdığım heyecanın o ilk, masum günlerine döndüm. Tabii ki biz ‘Arsa futbolu’nun tanıklarıydık; iki taşla hallolan kaleler, toprak zeminde sürekli parçalanan dizler, alındıktan birkaç saat sonra patlayan plastik toplarla geçerdi zaman… ‘Futbol Köyleri’nin sakinleri ise şık antrenman aksesuarları, göz alıcı kramponları ama her şeyin ötesinde yemyeşil sahalarda sevdalarının doruğuna çıkıyordu. Gördüğümüz manzara, bu ciddi projenin asıl katılımcılarıyla da buluşturdu bizleri. Ülker sponsorluğunda TFF Futbol Gelişim Direktörlüğü tarafından yürütülen Grassroots programının önemli etkinliklerinden biri olan ‘Futbol Köyleri’, sekiz yıllık bir geçmişe sahip.

İşin özü şu; yedisi erkek üçü kız olmak üzere toplam 10 futbol köyü var ve bu merkezlere, işinin ehli eğitmenler tarafından seçilen futbolcular geliyor. Aslında bu oyuncular çoğu bazı kulüplerin altyapılarında oyuna dair eğitim almış ve yeteneklerini kanıtlamış gençler. Köyde ise toplam 10 gün süren kampta meselenin sadece futbol olmadığı aktarılmaya çalışılıyor.

 

‘BENDE FUTBOLCU KUMAŞI VAR’

Kamp boyunca saha çalışmalarının yanı sıra başka disiplinler de devreye giriyor ve oyuncuların, daha donanımlı bireyler olması için çaba harcanıyor. Bizim ziyaret ettiğimiz Sakarya’daki köyde kamp koordinatörlüğünü TFF Sakarya Bölge Sorumlusu Serhat Sütlü üstlenmişti. TFF Milli takımlar Departmanı’ndan eski milli kaleci Özden Öngün’ün de görev yaptığı köyde Erdem Eren, yaratıcı drama konusunda, Aşilda Güler satranç eğitiminde, Sibel Şengül resim alanında genç kardeşlerimize yol gösteriyordu. Özellikle satranca olan ilgi şaşırtıcıydı, Aşilda hanım 40 öğrenciden yüzde 80’ninin satrancı bildiğini ve oynadığını, bu yoğunluğun da Türkiye ortalamasının çok çok üstünde olduğunu belirtti.

Miniklerle kısa sohbetimizde Melo ve Emre Belözoğlu’nun hırçın yapılarını pek tasvip etmediklerini, Fatih Terim’i çok sevdiklerini (ki bazıları hocayla birlikte de çalışma fırsatı bulmuş) öğrendik. İdollerini sorduğumuzda da Messi, Ronaldo, Burak Yılmaz, Selçuk İnan, Bruno Alves, Chedjou cevaplarını aldık. Teknik direktörlerde favorileri ise Terim’in yanı sıra Jose Mourinho ve Diego Simeone’ydi.

Sonrasında sahaya gittik ve yeteneklerine şahit olduk. Bazıları top sürüşü, duruşu, oyuna intibakı dolayısıyla “Bende futbolcu kumaşı var” diye bas bas bağırıyordu… İleride bazıları bu oyunun icracısı olacak (ki umarım hepsi olur ama), bazıları seyircisi ya da sevdalısı olarak kalacak. Ne olursa olsun hepsinin hatıralarında 10 unutulmaz günün tortusu, hayat boyu en derin izlerden biri olacak. Tıpkı geçmişte bu köylere uğramış şimdinin genç isimleri Berk Yıldız, Muhammed Demirci, Beykan Şimşek, Enes Ünal ve Ozan Tufan gibi…

 

Radikal Gazetesi Haber Linki:
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ugur_vardan/orda_bir_koy_var_yakinda_ve_uzakta-1211274
Hürriyet Gazetesi Haber Linki:
http://sosyal.hurriyet.com.tr/Yazar/201/Ugur-Vardan/54472/Orda-bir-koy-var-yakinda-ve-uzakta

 

 

Elazığ Futbol Köyü sakinleri gezi gününde Elazığ turu yaptılar. Gezi sırasında çevre bilinci eğitimi alan çocuklar, güne Harput gezisiyle devam edip eğlenceli bir gün geçirdiler..

Erzurum Futbol Köyü’nde 4.günümüz bugün ve üzülerek söylüyorum ki gitgide sona yaklaşıyoruz. :(

Artık çocuklarla geçirdiğimiz her dakikanın kıymetini bilmeye başladık. Herkes daha şimdiden köyümüzden ayrılınca ne yapacağız diye üzülmeye başlasa da genel olarak herkes mutlu ve herkes birbirine alıştı.  Çocuklarımız açısından oyunlarımızda en önemli kavram maçlarda centilmence davranma ve karşıdakinin rakip olmasından öte bir arkadaş olması anlamına gelen ” fair play ” oldu. Şimdiden çocuklarımız fair play’in önemini kavradı ve her gün drama derslerinde “bugün ‘fair-play’ adına ne yaptınız ? ” köşesinde  bulunan yıldız kağıtlarımıza fikirlerini yazıyorlar.
Drama hocamız Günay Ertekin, çocuklarımıza, kendilerini ifade etme yeteneğini geliştirmek üzerine kurgulanmış çeşitli oyunlar oynatıyor. Gelinen noktada, bu oyunların çocuklarımızın üzerindeki olumlu etkilerini hissedebiliyoruz.
Sadece drama hocamız değil aynı zamanda psikoloğumuz Mustafa hoca yine psikolojik açıdan kampta ilk zamanlarda kendilerini gruptan uzak veya aileden uzaktayken farklı hisseden çocuklarımıza destek oluyor.
Günay hocamıza ve Mustafa hocamıza bu konuda özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Bugüne dönecek olursak;
Sabah normal saatimizden biraz daha geç bir saatte kalkıp 08:30 gibi kahvaltımızı yaptık. Kahvaltılarımızın hemen ardından, aşağıda hazır bekleyen çocuklarımız bugün çok hızlıydı çünkü bugün GEZİ GÜNÜMÜZ !! Erzurum’u merak eden 40 çocuğumuzla beraber 09:30’da otelden ayrıldık ve yolculuğumuz başladı.
İlk olarak Erzurum için çok önemli bir yer olan Yakutiye Medresesi’ne gittik. Medresede eski Erzurum evleri tarzını, farklarını, eski sikke paralarını, kitap araç gereçlerini inceleme şansı bulduk. Medreseden sonraki durağımız ise Erzurum Atatürk Evi oldu. Atatürk Dönemi’nden günümüze kalan kitapları , matbaa makinesini, 1915 tarihli orijinal gazete baskılarını ve haberleri inceleme fırsatına nail olduk. Atatürk Evi’nde bulunmak ve bu belgeleri inceleyebilmek hem bizi hem de çocukları mızı çok duygulandırdı ve gururlandırdı.
Tarihi iki mekanı gezdikten sonra biraz da spora yönelik mekanlara yöneldik ve ilk durağımız Erzurum Buz Hokeyi Salonu oldu . Bu salon 2011 Olimpiyatlarında kullanılan gayet güzel ve 3000 kişilik bir salondu. Bu salondan çıkıp diğer daha büyük 5000 kişilik bir buz hokeyi salonuna geçtik ve orada buz pateni çalışan farklı yaşlarda arkadaşlar gördük. Onları sessizce izleyen genç arkadaşlarımız, bu görüntüden çok etkilendiler. Özellikle sporcuların akrobatik hareketleri tüm dikkatlerini çekti. Buz Hokeyi salonlarından sonra da spor mekanlarımıza Erzurum Yeni Stadı ile son verdik.
Hemen ardından, Erzurum’un en önemli yerlerinin başında gelen Aziziye Tabyası ve Mecidiye Tabyası’nı ziyaret ettik ve tabyaları inceleme fırsatı bulduk. Daha sonra, kızlarımızla Nene Hatun Mezarı’nı ziyaret etmek üzere yola koyulduk. Burada genç kızlar Nene Hatun’un hayatını öğrendi ve kendilerini duygusal olarak oraya çok yakın hissettiler. Tüm bu gezilerde bize rehberlik yapan Alparslan hocamıza ayrıca çok teşekkür ediyoruz.Böylece gezilerimizi tamamlamış olduk ve saat 13:30’a doğru kamp yaptığımız otele döndük. Otelde, Kemal hocamız sayesinde hazırlanan sürpriz bir mangal partisi bizi bekliyordu. Kızlarımız bu durum karşısında çok mutlu oldular. ( Ara sıra böyle kaçışlar yapmayı seviyorlar :)  )
Güzel bir yemek ziyafeti çektikten sonra çocuklarımızla birlikte Çanakkale 1915 filmini izledik ve bugün gezdiğimiz yerlerin kıymetini ve değerini biraz daha anladık.
Akşam üzeri saat 4’e doğru hocalarımız, antrenörlerimiz, malzemecimiz Ali hoca, psikoloğumuz, gönüllü diğer oyuncularımızla birlikte bir maç yaptık. Genç yetenekler bu sefer tribünde yaptıkları tezahuratlarla bize destek oldular. Gayet güzel bir maç oldu ve 8-8 berabere kaldık :)

Son derece keyifli geçen maçın sonrasında ise Kemal hoca ve Gökhan hocamızın çocuklarımız için bir sürpriz daha organize etti ve otele canlı müzik getirdik. Yasin bey çocuklarımız için istek parçalar söyledi ve grubumuzu yarınki yoğun maçlar öncesi çok güzel coşturdu. Böyle etkinliklerimizin devam edeceğini uman çocuklarımız da günü ” güldük güldük güldük” diyerek özetledi diyebiliriz :)

Son olarak tüm gün bu kadar emek harcayan antrenörlerimize ve hocalarımıza da çok teşekkür ediyorum/z.

Görüşmek üzere :)

 

Özlem Er
Erzurum Kız Futbol Köyü Gönüllü Ablası

Bugün çocuklarımız yeni güne heyecanlı bir şekilde başladılar, çünkü bugün gezi günümüzdü. Genç eteneklerin hepsi bir an önce kahvaltılarını bitirip yola koyulmak için can atıyorlardı.
Son derece keyifli otobüs yolculuğunun ardından, Birgi Köyü’nü ve Çakırağa Konağı’nı ziyaret ettik. Ödemiş’teki tarihi ve doğal güzelliklerde çocuklarımız keyifli anlar yaşadılar. Yıldız Kent Müzesi’deki tarihi eşyaları inceleyerek geçmişe güzel bir yolculuk yaptılar.
Yapılan gezilerin son bölümünde, Futsal eğitimi alan genç arkadaşlarımız, yapılan karşılaşmalarda terlerini döktüklerinden sonra da yuvamıza, kamp alanımıza geri dönüş yaptık.
Akşam ise göl manzarası eşliğinde mangalımızı yakarak güne son noktayı koyuyorduk ki, kampın değerli antrenörlerinden Reha Hocamıza arkadaşlarımızın yaptığı sürpriz doğum günü kutlaması gecemize damgasını vurdu. Başta Reha hocamız olmak üzere tüm kardeşlerimizin yüzünde güzel bir tebessüm oldu.
Kısacası kampımız şen şakrak tüm hızıyla devam ediyor. Daha güzel anılarla tekrar görüşmek üzere ;))
Hakan Kırtay
İzmir Gönüllü Ağabeyi

Sinop Futbol Köyü gönüllü abisi Engin Zengin, Sinop şehir gezisi izlenimlerini aktardı.

Muhteşem bir gezi gününden herkese merhaba. Öncelikle güne harika bir kahvaltıyla başladık. Ondan sonra geziye başlamak için son hazırlıkları yapıp yola çıktık. İlk durağımız Bektaş Ağa Köyü oldu. Burada çocukların meraklı bakışları arasında Orman Genel Müdürlüğü’nde çalışan fidanlık şefi tarafından fıstık çam oluşumu hakkında bilgi edinip, ormanların önemi üzerine konuştuk. Bilgi depoladıktan sonra Sinop orman fidanlığını gezdik. Ordan Hamsilos’a gitmek için yola çıktık. Yol boyunca drama hocamız Ayda Hoca bize müzik ziyafeti yaşattı. Onun ardından güven tazeleyen çocuklardan Talha ve Muhammet’ten güzel şarkılar dinledik. Nihayetinde Hamsilos’a vardık. Çocukların arabadan indiğimizde ki tepkileri; ” abi burası cok güzel, çok harika bir yer.. “oldu. Çocukların dedikleri gibi gerçekten de muhteşem bir yerdi. Burada güzel fotoğraflar çektikten sonra, Akliman’a gittik. Burası da anlatıldığı kadar büyüleyici bir yerdi. Burada ara öğünlerimizi yedikten sonra, Sinop Tarihi Ceza Evi’ni gezmeye gittik. Burası 1214 yılında Selçuklular tarafından kale olarak yapılan iç kalede yer alıyordu. Buradan çıkıp sahilden yürüyerek arabalarımıza bindik. Son gezi yerimiz olan Şahin Tepesi’ne çıktık. Burada Sinop’un muhteşem manzarası karşısında yemek yedik, bol bol fotoğraf çektikten sonra futbol köyüne geri döndük. Çocuklar futsal eğimi için malzemelerini aldıktan sonra salona geçtik. Değerli hocalarımızın verdiği bilgilerden sonra çift kale maçlarda öğrenilen bilgiler uygulanmaya çalışıldı. Kısacası gezi günümüz güzel dolu dolu geçti. Bize bu imkanları sağlayan Ülker ve TFF’ye teşekkür ederiz…

Sinop Futbol Köyü gönüllu abisi-Engin Zengin

Erzurum Futbol Köyümüzde bu sabaha çocuklar ve hocalarımızla zinde uyanarak, doyurucu bir kahvaltıyla başladık. Saat dokuza doğru Futsal eğitimi için kapalı spor salonuna geçtik.

Çocukların çoğu Futsal’ı pek bilmiyordu fakat Kemal hocamızın verdiği teorik ve uygulamalı eğitimlerden sonra, kendi hocaları ve asistanlar yardımıyla bilgi birikime sahip oldular.

Antrenmanların daha verimli geçmesi için dörde böldüğümüz grupları bugün ikili şekilde Futsal eğitimine aldık ve iki grubu da bilgilendirdikten ve uygulamalı eğittikten sonra iki takıma karşılıklı maç yaptırdık. Çocuklar Futsal’ı çok sevdiler; “keşke bir gün olmasaydı bu eğitim” diyen birçok kişi oldu.

Gün sonuna doğru Fatih Terim’in doğum gününü kutlamak için çocuklarla kağıtlar hazırladık ve hocamızın doğum gününü Erzurum’dan kutladık. Futbol sahasında antrenmanları yaptıktan sonra da akşam yemeği için otele geri döndük. Drama hocamız ve psikoloğumuz çocuklarımızı hijyen konusunda, doktorumuz da ilk yardım eğitimi konusunda bilgilendirdi.

Yarın da Erzurum’da gezi günümüz ve çocuklarımız çok heyecanlı. Gelişmelerle yine size yazacağım :)

Erzurum Futbol Köyü Gönüllü Ablası Özlem Er

TFF – Ülker Futbol Köyleri’nde bulunan genç yetenekler, Fatih Hocalarının doğum günü coşkuyla kutladı.

IMG_2081