Kategori: 2015

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in birlikte düzenlediği Üniversite-Okul Futbolu projesi tüm hızıyla sürüyor.

Spor akademisinde eğitim alan üniversiteliler, bilgilerini 6-10 yaş arasındaki ilköğretim öğrencilerine aktarıyor.

Projede, Elazığ’dan Gaziantep’e, Malatya’dan Isparta’ya, Muğla’dan Kıbrıs’a 24 üniversite ve 240 ilköğretim okulu yer alıyor.

Spor akademisi öğrencileri, kendi şehirlerindeki ilköğretim okullarına giderek, buralarda okumakta olan çocuklara temel futbol eğitimi veriyor.

Çocuklar temel hareketler, esneklik, top yatkınlık, koordinasyon ve temel teknik beceri konularında eğitim alıyor.

Futbol eğitiminin haricinde Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Vakfı’nın desteğiyle dengeli beslenme eğitimleri de verilecek.

Proje sonunda 38 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor.

Eğitim programı 2016’nın Mayıs ayına kadar sürecek ve üniversite kampüslerinde yapılacak şenliklerle son bulacak.

İstanbul 13 Yaş Altı Okullar Ligi projesinde ilçe takımlarının maçları başladı.

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in bir kez daha güçlerini birleştirdiği proje kapsamında, İstanbul’un 38 ilçesinde takımlar belirlenen fikstür çerçevesinde mücadelelerini sürdürecekler.

12 bin genç futbolcu adaylarının tecrübe kazanmasının hedeflendiği lige, yalnızca 2003 doğumlu öğrenciler katılabiliyor.

İstanbul 13 Yaş Altı Okullar Ligi’nin esasları da aşağıdaki gibi:

  • Her takımda en fazla beş amatör lisanslı futbolcu yer alabiliyor.
  • Müsabakalar, 11’er kişilik takımlarla 25 dakikalık devreler halinde oynanıyor.
  • Maçlar ile ilgili denetlemeleri TFF tarafından belirlenen ilçe koordinatörleri gerçekleştiriyor.

Lig’in en ilginç yanlarından biriyse, kırmızı kartın kullanılmaması ve çift sarı kart gören oyuncunun yerine bir başkasının maça dahil olması.

Proje kapsamında katılımcılara Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Vakfı işbirliği ile dengeli beslenme eğitimleri de verilecek.

Ligde önce ilçe karmaları sonra da il karması belirlenecek.

2015 – 2016 sezonu boyunca Mayıs ayına kadar devam edecek olan lig, final şenlikleriyle son bulacak.

İngiltere’de futbolun yöneticileri, kaybeden takımların yaşadığı hayal kırıklıklarını engellemek için alt yaş grubu takımlarının oynadığı maçlara ait sonuçların gazetelerde yayımlanmasını yasakladı.

Federasyon, İngiltere genelindeki tüm gazetelerden çocukların oynadığı maçları sonuç odaklı değil, oyun odaklı yazmalarını talep etti. Bu, tüm gazeteleri, kulüp internet sitelerini ve sosyal medya hesaplarını kapsayan bir talep.

Yetkililerine göre, ‘yayımlanan tek taraflı skor haberleri, pek çok çocuğun spora devam etme konusunda hevesini kırabiliyor.’ Ancak aileler ve takım çalıştırıcıları, federasyonun U7 ve U11 müsabakalarını kapsayan bu kararını eleştirdi. Onlara göre, çocuklar bu sonuçları görüp kendileriyle gurur duyuyor.

Oğlu Horley Town Allstars U9 takımı için oynayan Surrey’li Mike Wood, kararı bir “hayal kırıklığı” olarak yorumlayanlardan. Wood, “gazetelerde yapılan haberlerin, kaybeden takımı aşağılamaktan ziyade kazanan takımdaki oyuncuların özgüvenini yükselttiği” kanısında.

Kupa organizasyonlarında kimin kazandığı gazetelerde yayımlanabilmekte ancak alakalı skorlar ve golleri kimin attığı bilgisi artık paylaşılamayacak.

Merstham Mustangs takımı antrenörü Paul Slaney de kararı eleştiriyor. Ona göre yerel gazeteleri The Surrey Mirror, “kazansalar da kaybetseler de takım için oldukça önemli.” Takımındaki oyuncuların, gazeteye çıkmayı başarıp kendileriyle gururlanmalarını da faydalı görüyor. Slaney, “takımının hiç maç kazanamadığı sezonlarda bile gazetenin onlara destek verdiğini ve bunun gelişimlerinde en önemli etken” olduğuna da dikkat çekiyor.

Tüm gelen tepkilere rağmen, bu kural geçerliliğini sürdürecek ancak şimdilik, aksi bir durumda verilecek ceza belli değil. Federasyon sözcüsü bu durumu şöyle açıklıyor: “Çocuklar seviyesinde oynanan futbolun, eğlenceli ve pozitif bir çevrede sürmesi için elimizden geleni yapacağız. Genç sporcuların uzun vadeli gelişimlerini desteklemek amacıyla, daha az skor odaklı, çocukları ve oyunu merkeze alan bir sistem yaratma arzusundayız.”

Birleşik Devletler Futbol Federasyonu, beyin sarsıntısı yaşanan vakaları ve sarsıntının yaşanma olasılığını gerekçe göstererek, 10 yaş altındaki futbolcuların kafa vurmasını yasakladığını açıkladı.

Federasyonun kararı, 2010 yılında 50 bin lise öğrencisi futbolcuda beyin sarsıntısı tespit edilmesi üzerine açılan bir dava sonucunda geldi. Bu sayının; beyzbol, basketbol, softbol ve güreşte yaşananların toplamından daha fazla olduğu söyleniyor.

50 bin olan beyin sarsıntısı sayısının azaltılması yolunda 10 yaş altındaki çocukların topa kafa vuruşu yapmasının yasaklanmasının yanı sıra, 11-13 yaşındaki çocuklar için de antrenmanlarda kafa vuruşu sınırı getirilecek.

Konuyla ilgili bir diğer yenilikse oyuncu değişiklikleri konusunda yapılacak. Uluslararası kurallar gereği şu anda sadece üç oyuncu değişikliği yapılabilen gençler maçlarına ‘geçici değişiklik’ modeli getirilecek. Buna göre, sakatlık yaşayan bir sporcu sağlık testinden geçerken, yerine geçici olarak bir başka oyuncu sahaya sürülebilecek.

Tüm bu yenilikler, milli takımdan, MLS ekiplerinin altyapılarına kadar birçok seviyeyi etkileyecek. Ancak federasyona bağlı olmayan takımlar için kural değil, yalnızca öneri anlamı taşıyacak.

Dünya futboluna son yıllarda damga vuran takımlardan Barcelona, dillere destan altyapı akademisinde yeni cevherleri işliyor.

 Devamını oku

 

Premier Lig’in düzenlediği 13 Yaş Altı Uluslararası Turnuvası’nda Neville, altın madalyayı boynuna geçirdi. Bahsettiğimiz futbolcu, Phil Neville’in oğlu Harvey Neville…

 Devamını oku

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in birlikte düzenlediği Futbol Okulları’nda eğitim tamamlandı.

Eğitimciler, ‘Yetenekli ancak futbolun güzel bir oyun olduğunun bilincinde, rakiplerine saygı duyan gençleri bulmak ve yetiştirmek’ için bu yıl da yopun bir eğitim programı uyguladı.

İstanbul, Ankara, Samsun Bafra, Trabzon, Erzurum, Sakarya, Van, Diyarbakır, Adana, Muğla, Antalya, Bursa, Malatya, Kayseri olmak üzere 14 farklı noktada eğitim verildi.

Okullara 6-12 yaş grubundan, 1500’ün üzerinde çocuk katıldı.

Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında üç dönem olarak gerçekleştirilen etkinlikler sonucunda, katılım gösteren her çocuk, uzman antrenörler eşiliğinde 12 seanslık futbol eğitimleri aldı.

Bu yıl 6-13 Eylül arasında UEFA’nın futbolu seven tüm çocuklar için düzenlediği Grasroots Haftası da Futbol Okulları’nda kutlandı. Bu kutlamalar, Avrupa Birliği tarafından düzenlenen Spor Haftası ile aynı tarihte gerçekleştirildi.

Geride kalan sekiz yılda 4500 çocuk Futbol Okullarında eğitim gördü. Bunlardan 44’ü kız toplam 77 çocuk milli takımların çeşitli kademelerinde görev aldı. Elli tanesi ise profesyonel kulüpler ile sözleşme imzaladı.

Futbol Okulları’nda gülen yüzleri ve bitmek bilmeyen futbol sevgileriyle çocuklar, futbol eğitimlerinde ilk sağlam adımları attılar. Futbol Okulları, geleceğin futbolcularını yetiştirmeye önümüzdeki yıl da devam edecek.

TFF-Ülker Futbol Köyleri’nde yapılan tüm atölye çalışmaları içinde en zevklisi hangisiydi? Her genç sporcu adayının buna vereceği cevap farklı olabilir ama çoğunluğun en sevdiklerinden biri, hiç şüphesiz, ‘stop motion’ sanat atölyesiydi.

Durağan objeleri hareket edermiş gibi gösterme işi olan ‘stop motion’, ortaya birbirinden yaratıcı işlerin çıkmasını sağladı.

Genç futbolcularımız renkli hayal güçlerini birbirinden farklı animasyonlar yaratmak için kullandı. Bazısında uçan bir adam yalnız bir çocuğa futbol topu getirdi, bazısında kuzular birbiriyle futbol oynadı, bazısında ise dünyanın nasıl döndüğü anlatıldı.

Tabii ki animasyonlarının çoğunun ana konusunun futbol olması hiç de şaşırtıcı değildi! Birbirinden farklı onca çalışmanın ortak yanı ise hiç dışına çıkılmayan dostluk temasıydı.

İşte, sekiz şehirde kurulan 10 kamptan unutulmaz hatıralar…

Sinop Futbol Köyü:

 

Sakarya Futbol Köyü:

 

İstanbul Futbol Köyü:

 

Nevşehir Futbol Köyü 1. Dönem:

 

Nevşehir Futbol Köyü 2. Dönem:

 

Kuşadası Futbol Köyü:

 

Isparta Futbol Köyü:

 

Erzurum Futbol Köyü 1. Dönem:

 

Erzurum Futbol Köyü 2. Dönem:

 

Elazığ Futbol Köyü:

Futbol Köyleri’nin en önemli eğitimlerinden biri beslenme eğitimiydi. O dersleri veren Uzman Diyetisyen Çiğdem Bozkır yazdı:

Meslek hayatımın altıncı yılında farklı bir deneyim yaşamak üzere yola çıktım. Proje, Türkiye Futbol Federasyonu ve Ülker işbirliğiyle düzenlenen Futbol Köyleri ile farklı şehirlerden genç sporcular bir araya geliyor. Çocukların güzel zaman geçirmeleri sağlanırken sporcu disiplini, takım çalışması, alanında uzman eğitmenlerle beslenme, drama, satranç eğitimleriyle sosyal yönleri de güçlü sporcular yetiştiriliyor.

Projede bu yıl Erzurum ve Elazığ futbol köyünde beslenme eğitimini vermek de ne mutlu ki bana düştü! Daha öncelerde de çocuklara eğitimler verdiğim için onların ne verirseniz almaya hazır olduğunun farkındaydım. Gülümseyen gözleri ile karşımdaydılar, ne verirsem almaya hazır! Ancak en ufak bir soru işareti kalsın istemez çocuklar, daha önce duydukları ile çelişmesi durumunda hemen sorular dökülür o minik ağızlardan… Erzurum Futbol köyünde eğitim sırasında tahıl grubundan bahsederken “Ekmek olmazsa olmaz! Ben de her gün mutlaka ekmek tüketirim” dedim. Rizeli genç sporcumuzsa çok tatlı şivesiyle, “Hocam her gün ekmek yiyerek nasıl böyle ince olabilirsiniz?” diye atıldı. Çünkü ekmeğin kilo aldırdığı gibi yanlış bir bilgi edinmiş bir yerlerden. Neyse ki doğru bilgi yerine ulaştı.

Yine Erzurum ve Elazığ futbol köylerinde su içmenin öneminden bahsederken suyu hızlı bir şekilde değil de yavaşça yudum yudum içmenin daha doğru olduğunu, böylesinin daha çok işe yaradığını anlattım. Sonrasında Elazığ Futbol köyünde antrenmanları izleme fırsatım oldu. Antrenmanlarda su molası verdiklerinde suyu yudum yudum içmeye başladıklarını görünce çocukların gözlerindeki gülümseme yüzümde tebessüme dönüştü.

Şimdi bu güzel tecrübeden aklımda kalanları kâğıda dökerken hatırıma bilginin paylaştıkça hayat bulduğu, çoğaldığı geldi, tıpkı mutluluk gibi…

 

Her güzel şeyin bir sonu vardır. Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in birlikte düzenlediği futbol kamplarının Elazığ ayağı da sona erdi.

Elazığ’da, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden 40 genç futbolcu adayı sistemli bir eğitimle saha becerilerini geliştirdi. Çocuklar ayrıca yaratıcı drama, satranç ve beslenme gibi konularda yan eğitimler aldı.

Hayatları boyunca unutmayacakları bu deneyim, onların hayallerini süsleyen futbol kariyerleri için bir ilk adımdı. Artık eve yeni arkadaşlıklar ve hikayeler ile dönme zamanı. Yolları açık olsun!