Kategori: 2016

Calgary Üniversitesi’ndeki yapılan araştırmalara göre, nöromüsküler ısınma sistemi, sporculardaki sakatlanma oranını yüzde 38 oranına kadar düşürebiliyor.

Araştırmaya göre, futboldaki bu yeni programla birlikte genç oyuncular sporun içinde daha uzun süre kalabilecek ve sağlık bağlantılı harcamalar kısılacak.

Gençlerin yaşadığı toplam sakatlanmaların yüzde 30’u spor kaynaklı olsa bile, British Journal of Sports Medicine dergisinin son sayısında yayımlanan araştırma, bu yeni ısınma tekniğinin söz konusu oranın düşmesine yardımcı olacağını söylüyor.

Araştırmanın ana yazarı Carolyn Emery de bu durumu, “Gösterdiğimiz şey, sağlık harcamaları konusunda belirgin bir değişiklik yapabileceğimiz” ifadesiyle özetliyor. 13 ila 18 yaşındaki erkek ve kadın oyuncular arasında yapılan araştırma sonucu faydası ortaya çıkan bu nöromüsküler ısınma programının uygulanması hâlinde, bir futbol sezonunda 2.7 milyon Dolar’lık kâr elde edilebilecek.

Artık Daha Hazır

Araştırmaya dahil olan isimlerden Emma Schneider’e göre bu yeni sistemle kaslar daha iyi gevşiyor ve hazır hâle geliyor. Yine bu şekilde sporu erken yaşta bırakma oranının azalacağını savunan Schneider, dolaylı olarak kilo problemleri ve depresyon gibi diğer bazı sorunların da bu yolla çözülebileceğini savunuyor.

Nörömüsküler antrenman sisteminin kurucuları, durumla alakalı yeni bir strateji geliştirebilmek için, hâlihazırda içlerinde FIFA’nın da bulunduğu birçok yerel, ulusal ve uluslararası futbol kurumuyla çalışıyor.

İstanbul’da havanın kapalı olduğu bir sabah… Hava durumu uygulamaları hem o gün hem de haftanın geri kalanı için olumlu haberler vermiyor. Oysa mayıs ayı; güneşli havaları ve sezon finalleriyle özdeşleşmişti.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun Türk futboluna kazandırdığı muhteşem tesislerden biri olan  Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri, bu sefer minik sporcuları konuk etti. U13 İstanbul Okullar Ligi’nin final şenliği için en uygun adres Riva’ydı.

Güne kasvetli ve karanlık başlayan hava, genç sporcuların tesislere adım atmasıyla beraber güneşlenmeye başladı. Yaklaşık 160 futbolcu, antrenörleri, koordinatörleri ve aileleriyle birlikte tesislere geldi.

Turnuva aslında kasım ayında başladı. İstanbul’un Adalar ilçesi dışındaki 38 ilçesinden 380 okul birbiriyle mücadele etti. Bir mücadele vardı ama esas olan kazanmak değildi. Önemli olan öğrencilerin spor yapacak bir organizasyona dahil olmalarıydı. Bu nedenle turnuva bir eğitim öğretim sezonunun tamamına yayıldı. İlk karşılaşmalar tamamlanınca, forma giyen 12.000 öğrenci arasından ilçe karmaları oluşturuldu. Bu ilçeler de belirlenen 8 farklı bölgede birbirleriyle karşılaştı. Bu maçların sonunda bir kez daha yeni karmalar oluşturuldu.

Yaklaşık 7 ay süren organizasyon son gününde; Ataşehir, Avcılar, Bayrampaşa, Üsküdar, Büyükçekmece, Sarıyer, Sultangazi ve Tuzla karmaları Riva’yı şenlik alanına çevirdi.

Final şenliğinde de esas felsefeden ayrı bir düşünce olmadı. Kazanmak ikinci plandaydı. 20’şer futbolcudan oluşan takımlar 25’er devrelik maçlar yaptı. Her okul bir kez sahaya çıktı. Takımlar devre aralarında değişti ve böylece her oyuncu eşit süre aldı. Günün sonunda ise her takıma madalyalar verildi.

Öğrencileri büyük kısmı kendi okullarında da turnuvalara katılmış veya sokak aralarında arkadaşlarıyla top oynamayı alışkanlık edinmişti. Fakat düzenlenen organizasyonun onlar için değişik noktaları vardı. Okul turnuvaları gibi rekabetçi bir ortamla karşılaşmadılar. Sosyal ilişkilerini geliştirebilecekleri bir futbol alanı buldular. İlçe karmaları sayesinde devamlı yeni arkadaşlıklar edindiler. Bir süre önce rakip takımlarda gördükleri öğrenciler, daha sonrasında birbirleriyle takım arkadaşı oldular.

İkinci önemli değişiklik ise, daha önce alışık olmadıkları tesislerde top oynama imkânı buldular. Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde sahalar öğrencilerin futbol oynama hevesini bir üst basamağa taşıdı. da top oynadı. Hayallerini bir adım daha genişlettiler. Selçuk İnan’ın İzlanda’ya attığı unutulmaz golü tesislerin kafeteryasında izledikten sonra, yeşil sahaya bambaşka bir hevesle çıktılar.

Günün sonunda hep beraber yapılan barbekü partisi bütün yorgunluğu atmaya yetti.

Takımlar tesislerden ayrılırken, güneş de yerini yeniden bulutlara bıraktı. Adeta bu özel güne herhangi bir gölge düşmeden şenlik dağıldı ve tesis şimdiden önümüzdeki senenin misafirlerini beklemeye başladı.

TFF ve Ülker’in spor akademilerinde eğitim alan üniversiteliler ile ilkokul öğrencilerini buluşturduğu Üniversite-Okul projesi, şenliklerle sona eriyor!

Türkiye’den 21 üniversitenin dahil olduğu projenin eğitim kısmında Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu öğrencileri görev yaptı. Toplam 21 koordinatör ve 420 stajyer antrenör, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından verilen ‘grassroots’ eğitimi sonrasında göreve başlamıştı.

Eğitim esnasında genç futbolcu adaylarının programında; temel hareketler, esneklik, topa yatkınlık, koordinasyon ve futbol temel teknik dersleri vardı. Eylül ayından beri süren projede artık sona gelindi… Şimdi sıra kapanış şenliklerinde!

3 Mayıs tarihinde başlayan ve proje kapsamında yer alan tüm şehirlerde yapılacak olan şenliklerde sporcular için birbirinden eğlenceli etkinlikler hazırlanmış durumda. Genç futbolcular, şenliklerin bir bölümünde özel hazırlanmış parkurlarda yeteneklerini sergilerken, bir bölümünde ise yaşıtlarıyla keyifli maçlar yapıyor.

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nihan Su, projenin 21 koordinatöründen biri. Su, aynı zamanda, Ülker ve TFF’nin ortak girişimi olan Futbol Köyleri’nde de görev almış, UEFA A Lisansı sahibi bir antrenör. “Çocukların iyi bir spor kültürüne sahip olması en büyük dileğimizdi ve 6-10 yaş arasında büyük bir boşluk vardı” diyen Su, bu boşluğun artık giderildiğini düşünüyor.

Üniversite-Okul projesinin hem erkek hem de kız öğrencileri kapsamasından duyduğu mutluluğu da dile getiren Nihan Hoca’ya göre proje, antrenörlük deneyimi kazanan üniversite öğrencileri için de büyük bir şans oldu.

“Üniversitemizin öğrencileri, Türkiye Futbol Federasyonu ve Ülker’in birlikte gerçekleştirdiği organizasyonun içinde yer almanın ne kadar önemli olduğunun bilincindeydi. Bu onlara gelecek dönemde farklı kapılar açabilir.”

Üniversite öğrencisi genç antrenörler, Üniversite-Okul Projesi başlamadan hemen önce iki günlük özel bir eğitimden geçtiler. Grassroots Felsefesi, Ülker’le TFF’nin daha önceki futbol projeleri ve Çocuk Koruma Programı konularında eğitildiler. Nihan Hoca, “Bu sayede antrenörlerimiz de çocuklarla aynı dili konuştu, onlara dışarıdaki herhangi bir antrenörün yapacağı şekilde davranılmadı” diyor. Ona göre, ekipteki kadın antrenörlerin fazlalığı da en sevindirici etkenlerden.

Kapanış şenlikleri ise dokuz aylık maratonun bitişine işaret ediyor. Genç futbolcu adayları, geçirdikleri bu eğitici ve keyifli dönemi mutlulukla hatırlayacaklar. Tıpkı diğer 20 bölgede olduğu gibi, Kocaeli’de de kapanış şenlikleri için büyük bir heyecan vardı. “Sporcularımızı merkeze alacak oldukça keyifli bir şenlik programı hazırladık” diyen proje koordinatörüne göre, davet edilen kulüpler de genç ve yetenekli sporcuları burada izleme şansına erişebilir.

Nihan Su, şimdiye kadar yapılan yatırımın faydalarını artık görmeye başladıklarını söylüyor ve ekliyor: “Futbol Köyleri milli takımlarımıza hizmet eden bir proje haline geldi. Ben artık Üniversite-Okul girişimini de çocuklarımız için bunun bir basamağı olarak görüyorum.”

Bir nesil için matematiği Romanya Milli Takımı ile öğrenmiş olmak, bundan sonra mümkün!

İspanya ile yapacağı hazırlık maçı öncesinde forma numaralarını basit işlemlerle değiştiren milli takım oyuncuları, ülkelerindeki önemli bir soruna dikkat çekmeye çalışıyordu.

Okul bırakma oranı nüfusun yüzde 20’lerine kadar tırmanan Romanya’da milli takımın amacı, gençleri matematik konusunda cesaretlendirmekti. Ve çektikleri ilgiyle, başarılı da oldular.

Daha önce, Rugby takımı Leicester Tigers da forma numaralarını, alfabedeki harf karşılıklarıyla değiştirmişti.

Almanya Olimpik Sporlar Konfederasyonu tarafından, 345 ilkokul çağındaki çocuğa ‘Alman Spor Rozeti’ verildi.

Kuzey-Ren Vestfalya bölgesinde bir okulda ödüllerin dağıtımını Bayer Leverkusen’in genç yıldızı Julian Brandt üstlenirken, ona gösterilen ilgi büyüktü.

19 yaşındaki kanat oyuncusu, tören sonrasında belki de kendini idol olarak gören çocuklarla futbol oynadı ve imza dağıttı.

Almanya’nın Euro 1972’deki kadrosunda yer alan eski futbolcu Erwin Kremers, eski güreşçi Alexander Leopold ve olimpiyat madalyalı Daniel Stephan ile paralimpik masa tenisçi Joachen Wollmert de çocuklarla bir araya gelen sporcular arasındaydı.

Bu ödülün verilme amacı, sporcu adaylarına fiziksel olarak nasıl gelişebileceklerini göstermek ve onları teşvik etmek olarak gösteriliyor.

TFF ile Ülker ortaklığında devam eden İstanbul U-13 Ligi’nde, son hafta öncesinde keyifli mücadeleler oynandı.

Üsküdar bölgesinde 17. hafta maçları, 75. Yıl Beylerbeyi Stadyumu’nda gerçekleşti. Ligi halihazırda, en yakın rakibine 8 puanlık bir farkla götüren ve liderliği garantileyen Siteler Ortaokulu’nun yanı sıra; Hezarfen Ortaokulu, Kısıklı Ortaokulu, Rasathane Ortaokulu, Mehmetçik Ortaokulu ve Üsküdar İmam Hatip Ortaokulu sahneye çıkan ekiplerdi.

Günün ilk mücadelesinde başlama düdüğü 09.30’da çaldı. Mehmetçik Ortaokulu ve Üsküdar İmam Hatip Ortaokulu’nu karşı karşıya getiren maç, Mehmetçik Ortaokulu’nun golüyle açıldı. Fakat Üsküdar İmam Hatip, ilk yarı bitmeden eşitliği sağladı. İkinci yarıda iki takımdan da gol sesi çıkmazken; lig dördüncüsü Üsküdar İmam Hatip, bu beraberlikle puanını 27’ye çıkarttı. Mehmetçik Ortaokulu ise 17 puanla yedinci sırada kaldı.

Liglerde son maçlar haftaya oynanacak olsa da heyecan sona ermeyecek. Tüm ilçelerin, turnuvaya katılım göstermiş en iyi oyuncularından oluşan karmalar, kendi aralarında oynamaya devam edecek. İşte Mehmetçik Ortaokulu’nun, Üsküdar karmasına katılmaya en yakın oyuncusu da takım kaptanı Berkay Çınar. Takımının alt sıralarda oluşuna isyan ediyor ve topların kaleye girmemesinden şikayetçi. Buna rağmen bireysel performansı, onu ilçe takımına taşıyacak gibi…

IMG_1543

İlk maçın bitişinin ardından, sahaya çıkma sırası liderde. Oynadıkları 16 maçın tam 15’ini kazanmayı başaran Siteler Ortaokulu, buna rağmen rehavete kapılmadıklarını göstermek istercesine rakipleri Hezarfen Ortaokulu’nu rahat geçti. Hakem Elif Köroğlu’nun verdiği iki penaltıyı da gole çeviren Siteler, böylece ligdeki gol sayısını 63’e ve puanını 48’e çıkarttı. Rakipleri Hezarfen Ortaokulu ise 10 puanla dokuzuncu sırada kaldı…

Siteler Ortaokulu Teknik Direktörü Adem Çakır’a başarının sırrını sorduğumuzda, çok iyi bir oyuncu grubuna sahip olmalarının bu hakimiyette önemli bir rol oynadığını söylüyor. Başlarda sahanın büyük olması sebebiyle öğrencilerinin zorlandığını ifade eden Çakır, takımının şu anki kondisyon durumundan oldukça memnun. Hatta küçük sahada oynanan diğer turnuvalarda gelen başarıları da buna bağlıyor.

IMG_1539

Oynanan iki keyifli mücadele sonrası sıra artık lig ikincisi ve üçüncüsünü karşı karşıya getiren, Kısıklı Ortaokulu ve Rasathane Ortaokulu maçında. Kısıklı, rakibini 1-0’lık skorla geçti ve son hafta öncesinde puanını 40’a çıkartarak ikincilikteki yerini garantiledi. Rasathane Ortaokulu ise 30 puanda ve karar haftasında Üsküdar İmam Hatip’le üçüncülük mücadelesi verecek.

Günün üç maçını da yöneten lig hakemlerinden Elif Köroğlu, şu ana kadar hiçbir oyuncuyu sahadan atmadığını söylerken, bunu genç futbolcu adaylarının düzgün yaklaşımlarına bağlıyor ve 18 haftanın 17’si geride kalırken bu istatistiğin oldukça umut verici olduğuna dikkat çekiyor.

Artık Üsküdar bölgesi mücadelelerinde gözler 4 Nisan Pazartesi gününde… Uzun lig maratonu, yine 75. Yıl Beylerbeyi Stadyumu’nda oynanacak karşılaşmalarla sona erecek ve çocuklar belki de ileride özleyecekleri bu günleri tamamlayacak.

TFF ile Ülker ortaklığında devam eden İstanbul U-13 Ligi’nde son dönemece girildi.

İstanbul’un Adalar haricindeki tüm ilçelerinde devam eden organizasyonda, Üsküdar bölgesinde sondan bir önceki maçlara, Boğaziçi Köprüsü’nün hemen aşağısındaki Beylerbeyi Stadı ev sahipliği yaptı.

Ancak programdaki beş maçtan yalnızca üçü oynanabildi zira ilçedeki diğer turnuvaların yoğunluğu ve sınavlar, ortaokul çağındaki öğrencileri tatlı bir yoğunluğa sokmuştu.

Beylerbeyi Stadı’nda benzer bir yoğunluğu yaşayan diğer kişiyse, U-13 Ligi Üsküdar Sorumlusu Bekir Kavas’tı. Maçlar sırasındaki sohbetimizde, Ülker’in ‘harika’ bir işe imza attığını vurgulayan Kavas, artık çocukların futbol oynayacak yer bulamadığından yakındı.

“Küçük şehirlerde hala sokak araları, arsalar bulmak mümkün ama İstanbul’da imkansız… Mahalle dokusu kayboldu. O sebeple düzenlenen lig çok daha değerli. Çocuklar toplanıp bir halı sahaya gitse para vermek durumunda. Burada para vermeden, hem de düzenli şekilde oynama şansları var” ifadelerini kullanan Bekir Hoca, organizasyonun en zor kısmının artık geride kaldığını da ekledi.

“Sene içerisinde bazı saha sorunları ve okullardaki ders saatleri açısından problemler yaşadık. Saatleri düzenlemek kolay olmadı” diye ifade ettiği bölüm, bahsettiği zorlukların başında geliyor. Ama artık düzen oturmuş durumda. Liglerde sona da gelindi…

Peki sırada ne var? Lig maçları noktalandıktan sonra tüm takımlardan oyuncular seçilerek bir ilçe karması oluşturulacak. 38 ilçenin tümü takımlarını belirledikten sonraysa Riva’daki büyük finale kadar şenlik havası sürecek. Tıpkı U-13 Ligi’nin çocuklara olan katkıları gibi…

Bu ligde lisanssız oyuncuya yer verildiğini söyleyen Bekir Kavas, birkaç oyuncuyu çevre kulüplere önerdiklerini ve belki de onlara yeni bir kariyer yolu açıldığını da ekliyor.

Tüm bu söylenenler arasından bir cümleyse her şeyi özetler nitelikte: “Çocuklar ligde sonuncu olsalar bile buraya gelmeyi çok istiyor. Bu ligden, futboldan zevk alıyorlar.”

Önemli olan da zaten bu değil mi?

 

İngiltere’nin Hampshire Futbol Birliği, çocuk seviyesindeki futbol maçlarında ailelerin tezahürat yapmasını yasakladı.

Çocuklarını izlemeye gelen veliler, artık duygularını yalnızca alkışlarıyla gösterebilecek!

Yetişkinlerin sözleriyle yalnızca çocukları değil, hakemleri ve antrenörleri de baskı altına aldığını düşünen ‘Respect Silent Weekend’ girişimi yasağın getirilmesinde önemli rol oynadı.

Girişimin basın sözcüsü konuyu, “Çocukların negatif atmosferden etkilenmeyeceği, baskıdan uzak, eğlenceli ve güvenli bir ortam yaratmaya çalışıyoruz” diyerek özetlerken; yeni uygulamanın, çocuk yaştaki sporcuları sahada kendi kararlarını almaya iteceği de belirtildi.

Çocuğu 10 yaş altı seviyede futbol oynayan bir anne ise durumu “Bir annenin çocuğunu oynarken görüp, ona cesaret verici şekilde bağıramaması alışılmışın dışında gözüküyor. Geçen hafta çocuğunun golüne sevinemeyen bir anne gördüm. Tamamen sessizdi ve biraz ilginç görüyordu” ifadeleriyle değerlendirdi.

 

Futbola olan ilgisini A takım düzeyinde artıran Çin, altyapıda da yenileniyor.

Eski Liverpool ve İngiltere Milli Takımı oyuncularından Mark Wright, Çin’deki çocuk futbolcuların yol göstericisi olacak.

Wright, şirketiyle birlikte ülke genelinde geçerli olacak yeni bir altyapı modeli ortaya koymayı planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, ülke çocukları için futbol okulları ve yine futbol ağırlıklı yaz kampları sürecin ilk basamağı.

Pilot uygulamanın bu yaz Şangay’da başlayacağı proje kapsamında, içlerinde eski Premier Lig yıldızlarının da olduğu büyük bir ekip, Şangay’ın iki bölgesindeki 400 farklı okulda eğitim verecek.

Futbola olan ilgiyi artırmak adına, Premier Lig yıldızlarının 80 bin kişilik Şangay Stadyumu’nda maça çıkması da planlanan projeler arasında gösteriliyor.

Çin Hükümeti tarafından da desteklenen işbirliğinin başrollerinden Wright, konuyla ilgili olarak çok heyecanlı olduğunu söylerken, “Bu anlaşmayla, uzun bir yolculuğun ilk adımını attık. Koçluk-mentörlük anlaşmamız sonucu, binlerce okul ve on binlerce çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

1991 yılında Derby County’den savunmacılar arasında dönemin rekor miktarıyla Liverpool’a transfer olan Mark Wright, emekli olana kadar kulüple 160 maça çıkmış, 45 kez de milli takım formasını terletmişti.

Son gün geldi çattı… Şimdi sıkı çalışmaların meyvesini alma zamanı!

Kıran kırana geçen ilk karşılaşma bol gollü geçti. Yeşil takım kornerden ilk golü bularak öne geçerken Altınordu bu gole penaltı ile cevap verdi. Ardından güzel bir golle öne geçti Altınordu. Normal bir maç hikayesi oluyor derken, doğa devreye girdi…

İkinci yarıyla birlikte başlayan yağmur saha şartlarını sertleştirince, mücadele de giderek arttı. İki takımın hocaları oyuna müdahale etti, oyun hızlandı… Tam o anlarda gol geldi! Bu sefer Altınordu kornerden güzel bir kafa golüyle farkı ikiye çıkardı. Gol yağmuru devam ediyordu, bildiğimiz yağmur da öyle!

Yeşil takım biri uzatmalarda olmak üzere iki gol bularak maçı eşitlerken, yorgun kramponlar ıslanmış ama görevini yapmış olmanın mutluluğu ile kulübenin yolunu tuttu… Turuncu takım ile Göztepe arasındaki maçının ilk yarısı bittiğindeyse maç yoğun yağıştan tatil edilmişti. Skor mu? Kimin umurunda!

Öğleden sonra yağmur devam etti ama gençler kendilerini sahada gösterme isteğini kaybetmemişti… Kritik müdahaleler, sağdan soldan ortalar, kalecilerin haykırışları derken izleyenler futbola doydu! Oynamayan kimse kalmadı. Yere düşeni arkadaşı kaldırdı, gol atan alkışlandı. Hata yapan ise yüreklendirildi! Bu çocuklar bir harika…

Bu asla bir veda değil, aksine başlangıç… İşte sahalarda görmek istediğimiz gençler!