Tag: Ülker

TFF ile Ülker ortaklığında devam eden İstanbul U-13 Ligi’nde son dönemece girildi.

İstanbul’un Adalar haricindeki tüm ilçelerinde devam eden organizasyonda, Üsküdar bölgesinde sondan bir önceki maçlara, Boğaziçi Köprüsü’nün hemen aşağısındaki Beylerbeyi Stadı ev sahipliği yaptı.

Ancak programdaki beş maçtan yalnızca üçü oynanabildi zira ilçedeki diğer turnuvaların yoğunluğu ve sınavlar, ortaokul çağındaki öğrencileri tatlı bir yoğunluğa sokmuştu.

Beylerbeyi Stadı’nda benzer bir yoğunluğu yaşayan diğer kişiyse, U-13 Ligi Üsküdar Sorumlusu Bekir Kavas’tı. Maçlar sırasındaki sohbetimizde, Ülker’in ‘harika’ bir işe imza attığını vurgulayan Kavas, artık çocukların futbol oynayacak yer bulamadığından yakındı.

“Küçük şehirlerde hala sokak araları, arsalar bulmak mümkün ama İstanbul’da imkansız… Mahalle dokusu kayboldu. O sebeple düzenlenen lig çok daha değerli. Çocuklar toplanıp bir halı sahaya gitse para vermek durumunda. Burada para vermeden, hem de düzenli şekilde oynama şansları var” ifadelerini kullanan Bekir Hoca, organizasyonun en zor kısmının artık geride kaldığını da ekledi.

“Sene içerisinde bazı saha sorunları ve okullardaki ders saatleri açısından problemler yaşadık. Saatleri düzenlemek kolay olmadı” diye ifade ettiği bölüm, bahsettiği zorlukların başında geliyor. Ama artık düzen oturmuş durumda. Liglerde sona da gelindi…

Peki sırada ne var? Lig maçları noktalandıktan sonra tüm takımlardan oyuncular seçilerek bir ilçe karması oluşturulacak. 38 ilçenin tümü takımlarını belirledikten sonraysa Riva’daki büyük finale kadar şenlik havası sürecek. Tıpkı U-13 Ligi’nin çocuklara olan katkıları gibi…

Bu ligde lisanssız oyuncuya yer verildiğini söyleyen Bekir Kavas, birkaç oyuncuyu çevre kulüplere önerdiklerini ve belki de onlara yeni bir kariyer yolu açıldığını da ekliyor.

Tüm bu söylenenler arasından bir cümleyse her şeyi özetler nitelikte: “Çocuklar ligde sonuncu olsalar bile buraya gelmeyi çok istiyor. Bu ligden, futboldan zevk alıyorlar.”

Önemli olan da zaten bu değil mi?

TFF Elit Futbol Köyü’nün dün önemli bir ziyaretçisi vardı. Bursaspor’un uzun yıllar formasını giyen ve şu an U14 Milli Takım sorumlularından olan Adnan Örnek gençlerle buluştu.

Sözlerine burada bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyerek başlayan Örnek, ‘’Burada U14 Milli Takım teknik sorumlusu olarak bulunuyorum. Aynı zamanda A Milli Takım’ın rakiplerini izleme görevim de var. Buraya sizi seçmeye değil izlemeye geldim. Zaten akademi ve bölge karma maçlarında tekrar görüşeceğiz. Bugün –Göztepe ve Altınordu U13’e karşı- oyun formatınızı ve yardımlaşmanızı çok beğendim. Milli Takımlar’a giden yol yıllardır Ülker Futbol Köyleri’nden geçiyor, burada olduğunuz için çok şanslısınız. Yalnızca yetenekleriniz değil, kişilikleriniz de burada olmanızı belirledi. Ben uzun yıllar Bursaspor’da oynadım, aynı zamanda üniversite mezunuyum. Derslerinizi de ihmal etmeyin, akademik yaşam da en az futbol kadar önemlidir.’’ şeklinde konuştu.

U14 Milli Takımı ile katıldıkları turnuvaları anlatan Örnek sözlerine, ‘’Burada amatör küme takımlarının altyapılarında oynayan arkadaşlarınız da var. Burada kendinizi göstererek kısa sürede yurt dışında turnuvalara bile katılabilirsiniz. Aslında üst seviyede oynamaya çok yakınsınız.’’ şeklinde devam eden Örnek önemli öğütlerde de bulundu. ‘’Hayal kurun, hayal kurmayı bırakmayın. Çok çalışın ama sahada Fair-Play ruhuna uygun hareket edin. Arda Turan’ın geldiği noktayı görüyorsunuz, kariyer ilerlemesi sizin için örnek olmalı.’’

Son olarak yıldız adaylarının sorularını cevaplayan Örnek, idolünün Milan’ın efsanelerinden Franco Baresi olduğunu söylerken; Serdar Aziz ve Çağlar Söyüncü gibi genç milli oyuncuları da çok beğendiğini söylereyek sözlerine son verdi.

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in ortaklaşa düzenlediği Elit Futbol Köyü’nde artık sona yaklaşılırken, sözü bu kez kaleci antrenörlerinden Erol Arslan ve antrenörlerden Adem Tandoğan’a bıraktık.

Erol hocam, Milli Takımlar Kaleci Departmanı’nın başında olan Alper Boğuşlu da buradaydı ve beraber çalıştınız. Tam sekiz kaleci var burada, sizden kampla ilgili genel bir değerlendirme alabilir miyiz?

Erol Arslan (Milli Takımlar Kaleci Departmanı Gönüllü Kaleci Antrenörü): Madem Alper hocadan bahsettik, onun sürekli kullandığı bir sözle başlayalım. ‘’Asıl yetim anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olandır.’’  Alper hoca bunu neden söylüyor açıklayayım: Bizim burada ilk amacımız ahlaklı sporcu yetiştirmek, gerisi zaten gelir. Onların iyi birer birey olarak spora katkı vermesini amaçlıyoruz, hedefimiz bu yönde. En çok üzerinde durduğumuz nokta performans-karakter örtüşmesi meselesi.

Kalecilerin çalışmalarından gayet memnunum. Hepsi elbette aynı seviyede değil, tıpkı beş parmağın beşinin aynı olmadığı gibi. Farklı koşullardan buraya gelmişler ve hepsinin kapasitesi farklı. Ancak hepsi çok çalışıyor ve dinlediklerini sahada olabildiğince uyguluyor. Biz de hepsine eşit muamelede bulunuyor ve kimseyi birbirinden ayırmıyoruz. Son tahlilde, gelecekte aralarındaki farkı belirleyen yine yetenek ve kapasiteleri olacaktır.

Kampın başında bir sunum yaptınız, ardından antrenmanları ve maçları kamerayla kayıt altına alıyorsunuz. Bunları yapmaktaki amacınızı açıklar mısınız bizlere?

Erol Arslan: Kampın ilk günü Alper Boğuşlu, kaleci adaylarına departmanın hazırladığı detaylı bir sunum yaptı. Ardından oyuncuların kişisel ölçümlerini yaptık. Bu ölçümler kilo, boy, vücut kitle endeksi gibi herkesin bildiği veriler dışında deri kalınlığı, kulaç uzunluğu ve oturma yüksekliği gibi daha spesifik konuları da kapsıyor. Ölçümleri yaptıktan sonra oyuncuları takibe alıyoruz, gelişimlerini izliyoruz.

Her antrenmanda iki veya dört kaleciyle çalışıyorum. Antrenmanlarını kamerayla kaydedip daha sonra çektiklerimi –her oyuncuyu çalıştırdığım kısmı ayırıp- bilgisayara yüklüyorum. Oyuncuların tüm bilgileri bende ve sistemde mevcut. Bunları oyunculara ve kulüplerdeki antrenörlerine de yolluyoruz. Amacımız da oyuncunun yaptıklarını görüp kendisini değerlendirmesi, hatalarını görmesi. Maçları kaydederek maç içi performanslarını da ölçüyoruz.

IMG_0525

Şimdi de yanımızda TFF Sakarya Bölge Baş Antrenörü ve Genç Milli Takımlar Antrenörü Adem Tandoğan var. Hocam, kamp genel anlamda nasıl geçiyor? Oyuncu grubundan memnun musunuz?

Adem Tandoğan: Kamp gayet güzel ve verimli geçiyor. Oyuncularla tanışıp kaynaştık. Bunlar zaten seçilmiş oyuncular ve memnun değiliz demek zaten mümkün değil. Hepsi bizim için çok değerli. İnşallah aralarından gelecekte milli takımlar oyuncu havuzunda yer alacak sporcular çıkacaktır. Ayrıca bu kampın dışında kalıp yine de ileride milli takımlarda oynayacak yetenekte birden çok oyuncu olduğuna da inanıyorum.

Kaç yıldır bu projenin bir parçasısınız? Ülker Elit Futbol Köyü, milli takımlar açısından ne anlama geliyor?

Adem Tandoğan: 2011’den bu yana TFF, son iki yıldır ise Ülker Futbol Köyü bünyesinde çalışıyorum. Sinop’taki iki futbol köyünde koordinatörlük yaptım, daha sonrasında Riva ve şimdi de buradayım.

Kesinlikle çok başarılı bir proje. Bir yıl sonra bu oyuncu grubu U14 bölge karmalarında yer alacaklar. Ardından bölgeler arası karmalar ve nihayet milli takım. Bölgeler arası karmaları, milli takımlar bünyesinden antrenörler izleyerek oyuncuları seçecekler. Bu proje sayesinde çalışmalarımızda adeta bir yıl önden gidiyoruz. Ülker Elit Futbol Köyü, bölge karmaları açısından hazırlık anlamı taşıyor.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Adem Tandoğan: Ülker’in çocuklar için hazırladığı malzemeler çok kaliteli ve hem nicelik hem nitelik olarak, çalışmalar için yeterli seviyede. Projede emeği geçen herkese içten bir şekilde teşekkür ediyorum. Bu çocuklar bizim çiçeklerimiz. Bize düşen bu çiçekleri sulayıp en iyi şekilde yetiştirmek.

Ülker Elit Erkek Futbol Köyü’nde geleceğin yıldız adayları ile konuşmaya devam ediyoruz. Yanımızda bu kez; Yusufhan, Mahmut Ender, Ömer, Muhammet, Kazımcan ve Recep var.

Merhaba arkadaşlar. Sizler futbola nasıl başladınız ve buraya seçildiniz?

Yusufhan Çalık (Kayseri): 9 yaşında halı sahada oynarken Zeki Akparlar hocam keşfetti, oradan hala oynadığım Erkiletspor’a transfer oldum. Aidat vermem gerektiği için gitmeyecektim ama hocam, ‘’Senin vermene gerek yok’’ diyince başladım. 2002 yaş grubunun maçlarında buraya seçildim. Sol açık olmama rağmen, 8-9 maçta 15 civarı gol atmıştım.

Mahmut Ender Yılmaz (Adana): Ben de 8 yaşındayken futbol okulunda keşfedildim. Adana Demirspor’dan Rasim Gülcan beni izleyip yetenekli olduğumu söylemiş ve önermiş. Sonrasında U11’de 25 maçta 36 gol atıp gol kralı oldum. Bölge antrenörleri de Adana’yı tararken beni beğenmişler. İlk olarak Nevşehir kampındaydım, burası ikinci kampım.

Ömer Ağkaya (Iğdır): 10 yaş seviyesinde, okullar arası turnuvada keşfedilip Iğdır Arasspor’a transfer oldum. Daha sonra U12 takımıyla Türkiye beşincisi olduk ve seçildim. Erzurum kampında Ülker Futbol Köyleri ile tanıştım, şimdi de buradayım.

IMG_0523

Şimdi de sözü İzmir grubundan gelen arkadaşlarımıza bırakalım. Aileleriniz futbol oynamanız konusunda sizi destekliyor mu? Buraya seçildikten sonra tepkileri ne oldu?

Muhammet Demirci (İzmir): Beni en çok babam destekledi. İlk defa Ege Kampı’na yine Kuşadası’nda katılmıştım, zaten Altınordu’da oynuyorum. Seçildiğimi duyunca çok sevindiler ve gururlandılar. Gelecekte milli takımlarda. oynamamı da çok istiyorlar.

Kazımcan Karataş (İzmir): Hem annem, hem babam destekliyor. Ben de Muhammet gibi ilk olarak Ege Kampı’na geldim. Altay’da oynuyorum. Seçildiğimi duyunca ailem benimle gurur duydu. Buradaki hocam da bana ismimden dolayı ‘Cazorla’ diyor.

Recep Güleç (İzmir): Zamanında babam amatör olarak futbol oynamış, o yüzden en çok o ve arkadaşları beni destekledi. Seçildiğimi duyunca fotoğraflarımı sosyal medyada, ‘’Özdere’nin Gururu’’ diye paylaşmışlar. Onu görünce çok mutlu oldum. Göztepe’de oynuyorum, inşallah bu sene birinci lige çıkacağız!

Cevapları için oyunculara teşekkür ediyoruz. Yıldız adaylarımız ile konuşmaya devam edeceğiz!

Elit Futbol Köyü’nde gezi günü geride kaldı. Binlerce yıl önce kurulmuş bir medeniyetin kalıntıları arasında gezinen ve Türkiye’ye örnek olmuş tesisleri ziyaret eden çocukların keyfine ise diyecek yoktu.

İlk durak Meryem Ana Evi’ydi. Bu kutsal mekânı hocaları ile gezen çocuklar, etrafı dikkatle incelerken bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Birçoğu Kuşadası’na, Selçuk’a yani Türkiye’nin Batı kıyılarına ilk kez gelmişti ve gördükleri onları çok mutlu etti.

Key Müzesi’ni gezen çocuklar, otomobil ve motosiklet koleksiyonlarını ağızları açık şekilde izlerken fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi. Tabii bu fotoğraflarda hocaları da vardı!

Sonra sıra tarihin beşiği Anadolu’da kurulmuş uygarlıkların izini taşıyan Efes Antik Kenti’ne geldi. Genç futbolcular; binlerce yıl önce dikilmiş sütunların, kaidelerin ve devasa kapıların arasından geçerek tarihe tanıklık etti.

Ülker Elit Futbol Köyü’nde eğitim alan yıldız adaylarımızın son durağıysa Altınordu Futbol Kulübü oldu. Tesisleri dolaşan ve Altınordu hocalarının yaptığı sunumları dinleyen çocuklar, abilerinin antrenmanlarını dikkatle izledi. Ve ardından otobüslere doluşup, dinlenmek için yola çıkma zamanıydı…

Peki bu keyifli günü sonlandırmanın en güzel yolu neydi? Elbette ki topluca hatıra fotoğrafı çektirmek!

Kuşadası’nda devam eden Elit Futbol Köyü’nde erkekler ilk idmanlarına çıktı.

Isınma hareketleri ile başlayan antrenman, milli takımlar bünyesinde görev yapan antrenörler eşliğinde gerçekleştirildi. Kaleci adaylarıysa aynı zamanda A Milli Takım kalecilerini de çalıştıran ve Milli Takımlar Kaleci Departmanı’nın başında bulunan Alper Boğuşlu ve diğer kaleci antrenörümüzün nezaretinde ayrı olarak çalıştı.

12-13 yaş grubuna özel teknik test uygulamalarının da yapıldığı antrenmanda, çocukların farklı becerileri sınandı. Top sürme, top kontrolü, uzun pas ve şut antrenmanları ile amaçlanan, genç futbolcuların kulüp ve Genç Milli Takımlar kriterlerine göre hangi seviyede olduklarını ölçmekti. Çalışmalardaki performansları hocaları tarafından not edilen gençler, özellikle uzun pas ve şut çalışmalarından geçer not aldı.

İlk günün ardından kızlarda olduğu gibi toplu fotoğraf çektiren çocuklar, dinlenmek için otelin yolunu tuttu. Keyifli bir hafta geçirmek için her şey hazır, şartlar futbol oynamaya elverişli. Sıra meşin yuvarlakla harikalar yaratmakta!

Antrenmanlar, sarf edilen efor, dökülen ter, omuz omuza mücadeleler ama en nihayetinde dostluk… Kuşadası Elit Kız Futbol Köyü sona ererken kızların hepsi ellerinden gelenin en iyisini yapmış olmanın verdiği gurur ve ayrılacak olmanın verdiği buruklukla veda etti birbirlerine.

Kızlar kamptan ayrılana kadar; kendileriyle ilgilenen hocaları, malzemecileri ve kapısını sürekli aşındırdıkları masör Metin Abileri ile hep beraberlerdi. Bol bol fotoğraf çekip şakalar yaptılar, kamptan sonra da iletişimi koparmayacaklarına dair birbirlerine söz verdiler.

Sahada kıran kıran mücadele eden ama dışarıda kardeşten öte kızlarımız aynı zamanda geleceğin yıldız adayları… Şimdi merak ve heyecanla bir sonraki duraklarını bekliyorlar, kamptaki hatıralarını hep zihinlerinde tutarak…

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in ortaklaşa düzenlediği Elit Futbol Köyü’nde ilk etap çalışmaları sona ererken sözü projenin en yetkili isimlerine bıraktık. Kampın Teknik Koordinatörü ve aynı zamanda U17 Kadın Milli Takım Teknik Sorumlusu Necla Güngör Kırağası ve yardımcısı Ozan Yılmaz ile konuştuk:

Kampın ilk etabı tamamlandı, kızlar şimdilik evlerine döndü. Genel hatlarıyla bir değerlendirme istesek, neler söylersiniz?

Necla Güngör Kırağası: Çok verimli bir kamp geçirdiğimizi düşünüyoruz. Elit kampa seçtiğimiz kızlarımızı milli takımlar bünyesinde çalışan hocalarımız tek tek seçerek buraya getirdi. Bu sayede daha kaliteli bir oyuncu grubu ile çalışma fırsatı yakaladık.

Kadın milli takımlarda oynayabilmenin yolu artık bu futbol köylerinden geçiyor, kızlar da bunun gayet farkındalar. Daha özverili ve bilinçli katılım sağladılar. En önemlisi ise farklılık yarattık ve bunu görebildik.

Kadın futbolu özelinde altyapılarımızdaki durum hakkında ne söyleyebilirsiniz? Buna ek olarak önümüzdeki on yıl hakkında bir öngörüde bulunabilmek mümkün mü?

Altyapı özelinde konuşmak gerekirse, geçmiş yıllara nazaran son yıllarda yapılan çalışmalar ile oyuncu havuzu oldukça genişledi. Kadın futbolu çalışma grupları, panelleri, kız futbol köyleri ve kız futbol eğitim merkezleri sayesinde kadın futbol takımlarının sayısı yurt genelinde arttı. Kulüp sahibi olan eski milli oyuncularımız bile var…

Kadın futbolunda Fatih Terim dönemiyle birlikte gelen en büyük yenilik antrenör konusu oldu. Kadın futbolunda kadın antrenörler çalışıyor, yani artık, bu kızlara rol model olabilecek hocalar var. Pozitif ayrımcılık sayesinde kadınlara özel açılan UEFA B Lisans Kursları ile süreklilik de sağlanıyor ve geçmişte milli takımlarda oynamış oyuncular, antrenör veya idareci sıfatıyla federasyon bünyesinde görev alıyor. Önümüzdeki on yıl için sayısal anlamda yeterliliği sağladık, nitelik anlamında ise hâlâ inşa aşamasında olduğumuzu söyleyebilirim.

Federasyonun kadın futbolu için temel hedefi nedir?

İki ayrı hedeften bahsedebiliriz, biri sosyal hedef diğeri ise performans hedefi. Sosyal hedefimiz; Türkiye genelinde kızları futbolla tanıştırmak, futbol vasıtasıyla hayatlarına yön verip onlara yeni kapılar açmak. Temelde ayaklarının üstüne sağlam basan kız çocukları yetiştirmek istiyoruz.

Performans hedefi olarak ise uluslararası alanda gelinebilecek en iyi noktayı gözümüze kestirdik. Bunun yolu da futbol köyleri vasıtasıyla kurduğumuz yapıyı U15’ten itibaren A Milli Takım seviyesine taşımaktan geçiyor. Hepimiz buradaki kızları ileride milli formayla görmek istiyoruz.

IMG_0226

Necla Hoca’dan sonra söz sırası Ozan Yılmaz’da. İzmir Bölge Teknik Sorumlusu, kampın da teknik koordinatör yardımcısı. 2007 yılında Van’da düzenlenen ilk TFF-Ülker Futbol Köyü dahil olmak üzere yaklaşık on yıldır bu projenin bir parçası, bir diğer anlamda en tecrübelisi…

Ozan hocam, ilk günden bu yana kamplarda neler değişti?

Ozan Yılmaz: Çok şey değişti, en başta şartlar. Van çok güzel ama güzel olduğu kadar zor bir köydü. Bungalovdan, 5 yıldızlı otellere, bugünlere geldik. Malzemeler bile değişti. TFF ile Ülker’in işbirliği sayesinde fiziki ve sosyal şartlar iyileşti, futbol dışı eğitimler (beslenme, yaratıcı drama) ile çocukların gelişimini farklı yönlerden besledik.

Eğitmen kadrosu havuzuna yeni girişler oldu, eğitmenlerimizin nitelikleri arttı. Günden güne üstüne koyduk, kaliteyi arttırdık. Proje çok başarılı oldu ve gelişmeye de devam ediyor. Bugün bu kamplarda yetişip milli takımlarda ve yüksek seviyelerde oynayan 80-100 arası profesyonel oyuncu var. Örnek vermek gerekirse Manchester City’e transfer olan Enes Ünal, Fenerbahçeli Ozan Tufan, Beşiktaş’a A takıma yükselen Eslem Öztürk, Oğulcan Çağlayan, Beykan Şimşek… Böyle sürer gider. Yalnızca Süper Lig’de oynayan oyuncular yok, mesela iki sezondur Altınordu’da maçlara çıkan Cengiz Ünder 2010 yılındaki Kütahya kampından oyuncumuz. Fenerbahçe U21 kalecisi Anıl Demir de öyle. Kamplar hâlâ milli takımlar oyuncu havuzunu beslemeye devam ediyor.

En başından beri Ülker Futbol Köyleri projesinin içindesiniz ama ilk kez kız kampındasınız. Kızlarımız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok, çok etkilendim. Kızların seviyelerine ve sahip oldukları yeteneklere, isteklerine hayran kaldım. Yaz kamplarındaki birçok kız üstüne koyarak buraya gelmiş. Açıkçası kadın futbolu konusunda biraz geç kaldık ama bu köyler -başarıları da ortadayken- arayı kapadığımızın net bir göstergesi. Elit futbol köyleri sayesinde milli takımların geleceği çok parlak!

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in düzenlediği Elit Kız Futbol Köyü’nün dördüncü gününde sıra, Konak Belediyespor ve Karşıyaka BESEM takımlarıyla yapılacak hazırlık maçlarındaydı.

İlk olarak baklavasına maçın sonucunu merak edenlere gelirsek, Sarı Takım mini maçı 19-13 kazanırken Tuğçe hoca attığı 7 golle sahanın tartışmasız yıldızı oldu!

Aytürk Kıyıcı ve Nazlı Ceylan Demirbağ yönetimindeki Yeşil Takım, ilk maçta Konak Belediyesi Yıldız Kızlar ile karşılaştı. Oldukça çekişmeli geçen mücadelede ilk golü Mesude ile Yeşil Takım bulurken, ikinci yarıda Ebru’nun asistinde Mesude farkı ikiye çıkardı. Maçın sonlarına doğru savunmanın hatasını iyi değerlendiren Ebru köşeye düzgün bir vuruş yaparak rakip kaleciyi avladı ve skoru belirledi: Yeşil Takım 3-0 Konak Belediyesi.

Golleri atan oyuncular dışında orta sahada mücadele eden Didem de günün başarılı isimlerindendi.

Begüm Üresin ve Tuğçe Günoğlu yönetimindeki Turuncu Takım ise Hollanda’yı andıran formalarıyla, Karşıyaka BESEM Yıldız Kızlar ile oynadı. İlk yarıda biri penaltıdan olmak üzere Birgül’ün ayağından 2 gol bulan geleceğin yıldızları, ikinci yarıda İlayda, Rabia, Elanur ve Sena(2) ile farka gitti ve rakibini 7-0 mağlup etti. Bravo kızlar!

Yarın yine rakipleriyle maçları olan kızların, gün içinde birbirleri ile de oynayacağını ekleyelim. Ne diyelim, rekabetiniz bol olsun!

Türkiye Futbol Federasyonu ile Ülker’in düzenlediği Elit Futbol Köyü’nde Cuma günü çalışmaları, sabah antrenmanı ile başladı.

Kadın Milli Takımlar’ın tüm yaş kategorilerinde uygulanan maç ısınması ile antrenmana başlayan kızlar, hocalarının talimatlarını dikkatle dinleyerek harfiyen uyguladı.

Bunun ardından çıkış, pas çalışması, dar alan oyunu ve şut çalışması yapıldı.

Kampın başından beri ilk kez 11’e 11 çift kale maç yapacak olan kızlar, Teknik Koordinatör Necla Güngör Kırağası’nın isimlerini okumasıyla yeleklerini giymeye başladı.

Birinci grup ve üçüncü grup bir takım oluştururken, ikinci grup da dördüncü grupla birleşti. İki takım da U15 ve U17 Milli Takımları’nda olduğu gibi 4-2-3-1 formatında sahaya dizildi.

Antrenörlerinin ilk 11’leri belirlemesinin ardından bu maçı yönetecek olan Onur Hoca’nın düdüğü ile maç başladı.

Golsüz tamamlanan ilk devreden sonra ikinci yarıda dengeyi kuran Beyaz Takım, savunma hatasından kazandığı topta Gül ile golü bularak 1-0 öne geçti.

Maçın sonlarına doğru paslaşarak kullanılan korner sonrası, Mavi Takım’ın stoperlerinden Burçak orta-şut karışımı güzel bir vuruşla rakip kaleciyi avladı ve maç 1-1 sona erdi.